+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 12
  1. #1
    WEBMASTER multimedia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Ekim 2008
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    10.266

    Standart Siyah gül efsanesi, çiçek resimleri,renkli çiçek resimleri,güller,clip art flowers, flowers animated gif, animated flowers, flowers, flower gif picture, view flower gif pictures, flower clipart



    sokak çocuğuydu o. Bir evi, üşüdüğünde içinde ısınacağı bir yatağı, sevebileceği kimse yoktu. Kaçardı insanlar ondan serseridir diye ama bilmezdi kimse onun ne kadar sıcak bir yüreğe sahip olduğunu. Bütün yakışıklılığı saklıydı yüzüne yapışan tozların arkasında. Güldüğünde gözlerinin içi dahi gülecekti belli.
    Gemlik sahili ıssızdı o sabah. Delikanlı oturdu bir kaya üzerine ve her gün ki gibi denizi seyretmeye başladı, onunla konuşmaya, dertleşmeye. Tuhaf bir his vardı içinde. Dolaşmaya karar verdi, sahilin bir ucundan diğer ucuna. Uzaktan birini gördü. Uzun kızıl saçları olan, yüzünde aynı kızıl çilleri olan tertemiz giyimli bir kızdı. Akşam olmuş delikanlı yine her zaman kaldığı, sahildeki en büyük çınar ağacının altına uzanmıştı aklında ve yüreğinde o kızıl saçlı kız vardı. O günden sonra delikanlı hep oraya gidip kızıl saçlı kızı seyretti saatlerce. Gözlerine uyku girmez olmuştu. Karnının açlığını hissetmez olmuştu. Bir gün gelmese içi içini yerdi, korkardı. Deli gibi aşıktı, taş kesmiş yüreği yumuşamıştı birden. Günler böyle aşk ateşi ile geçmiş. Genç kız delikanlının aşkını anlamış, fakat sokak çocuğu olduğu için umurunda olmamıştı.
    En sonunda karar verdi delikanlı. Ne olursa olsun gidip onu sevdiğini söyleyecekti. Ve yaptı. Genç kız ona bana siyah bir gül getirirsen aşkına karşılık verebilirim dedi. Gözleri aşktan kör olan delikanlı hemen kabul etti. Ve aramaya başladı ama hiç bir yerde siyah gül bulamadı. Bir umutla bir gülfidanı aldı. Dualar etti onun siyah açması için ama nafile beyaz renkte açmıştı gül. Delikanlı bütün ümidini yitirdi. En sonunda siyah mürekkep kalemle yattığı kartonun üzerine şu satırları yazdı "sevdiğim seni siyah gül bulabilecek kadar sevmemişim. Siyah gül yok, sen yoksun, o zaman bende yokum... Hoşçakal..."
    Bu satırları yazdıktan sonra hazırladığı ipi boynuna geçirdi, bıraktı kendini ölümün sessizliğine... Oysa o can verirken dökülen mürekkep beyaz gülü siyaha boyamıştı bile...

    Gemlik sahili üzgündü. Kolay mı hep büyük aşklara şahit olmuştu. Alışkın değildi böyle bir sona. Kızıl saçlı kız o gün yine sahile gelmiş fakat delikanlıyı görememişti. Unuttu herhalde diye geçirdi içinden. Bilmiyordu delikanlının artık bu dünyada olmadığını. Gezmek istedi ancak o gün bir güçsüzlük vardı genç kızda. Yinede gezmek istedi ve delikanlının yattığı o büyük çınar ağacının olduğu yere doğru ağır ağır ilerledi. Tuhaftı genç kız, titriyordu. Heyecanlanmıştı... İşte o an anlamıştı artık kızıl saçlı kızda aşıktı delikanlıya. Yavaşladı ve düşündü ne yapacaktı ki siyah gülü. Başından atmak için istemişti, nerden bulacak ki demişti. Oysa şimdi oda seviyordu. İşte karar verdi delikanlıya gidecek onu sevdiğini söyleyecekti... Gemlik sahili ıssızdı. Martılar sessiz çığlıklar atıyordu. Balıklar kayaların arasına sığınmıştı. Uzaktan gözüktü çınar ağacı hani şu görünmeyen dileklerin asılı olduğu çınar ağacı. Genç kız uzaktan kalabalığı fark etmişti. Adım atmakta zorlanan kızıl saçlı kız koşmaya başlamıştı. Kalabalığı aşarak sevdiğinin yanına gitti. Ancak delikanlının yüzü morarmıştı, gözleri açıktı. Kimse onu indirmeye cesaret edemezken, kızıl saçlı kız kucakladı delikanlıyı. Ancak o kadar ağırlaşmıştı ki taşıyamadı, yığıldı olduğu yere. Gözleri siyah güle, elbisesi gülün dikenine, dili de binlerce keşkelere takıldı kaldı… Senelerce ağladı ve bekledi delikanlıyı değil ona kavuşacağı o muhteşem ölümü bekledi…



    Çok anlamlı ve nadir bulunan bir güldür ama çok kişi bilmez

    SİYAH VEYA KURUTULMUŞ GÜL:
    Bir çok yerde siyah veya kurutulmuş gül görürsünüz. Yaa bir sevgilinin elinde veya çelenkler üzerinde. Siyah Gülün anlamı: Hayata ne kadar bağlıysam sana da o kadar bağlıyım. Eğer siyah gül cenazeye gönderilirse, seni sevdiğim kadar hayatı sevmedim. Sen bu dünyadan geçip gittin bizlerin hayatınıda karartın. İnşallah diğer bir hayatta bir araya geliriz. Sevgiliye kurutulmuş gül vermek, Sen benim hayatımsın eğer hayatımdan çıkıp gedersen bu çiçek gibi olurum. Ölümüne kadar seni seviyorum.

    ,




  2. #2
    Administrators
    Üyelik tarihi
    07 Aralık 2008
    Mesajlar
    13.089

    Standart

    gül dediler ya sana hadi bea yanıltma ....güllllllllllllllllllll

  3. #3
    Nurumuz Beyaz Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    03 Ocak 2009
    Mesajlar
    2.955

    Standart

    Alıntı emekli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    gül dediler ya sana hadi bea yanıltma ....güllllllllllllllllllll
    canısı bu sözün harika nerden de bulrsun bu kelimleri aşkımsın ya






    Size Öyle Bir Vatan Aldım ki; Ebediyen Sizin Olacaktır! (Sultan Alparslan, Malazgirt-1071):


  4. #4
    WEBMASTER multimedia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Ekim 2008
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    10.266

    Standart

    yaslı bir çiçek; siyah gül


    önce civcivleri rengarenk boyadılar, sonra da gülleri. mavi güller sardı dört bir yanımızı. o kadar yapaylardı ki, insanda hiçbir şey hissettirmiyorlardı.
    ama gerçekten de siyah gül var. çiçeklerin en yaslısı, en nadir bulunanı. bu çiçeğin renginden başka değişik olan bir özelliği de sadece fırat'ta yetişiyor olması. tohumu ya da fidanı başka ülkelere götürülse bile orada siyah açmıyor.










    [IMG]http://img301.imageshack.us/img301/**76/blackroseey5.jpg[/IMG]







    FIRAT'A VERDİK SİYAH GÜLLERİ

    Fırat bazen hayat olmuş geçtiği topraklara, bazen hüzün bırakmış arkasından.

    Türküler Fırat'a karışmış. Düğünler Fırat akşamlarının günbatımında coşkuya ulaşmış Ağıtlarını suya vermiş Fırat sevdalıları. Bazen Fırat'tan aydınlık almak için önünü kesmişiz, aydınlık vermiş gecelerimize ama yüreğimizden çok sayıda şehri, anıyı, tarihi, kültürü söküp almış.
    Bir bahar sabahı düşüyoruz güneşin arkasına, Gaziantep faaliyet gösteren HÜRİSİAD (Hür Sanayici ve İş Adamları Derneği) öncülüğünde Fırat'ın aldıklarını unutup ondan kurtarabildiklerimizi görmek üzere. Gaziantep'ten; Mozaik medeniyeti Zeugma'ya, Kelaynak ev sahibi Birecik'e, yaslı Siyah gül şehri Halfeti'ye ve kayaların yükseğine yabancıları kabul etmek istemez gibi duran Rumkale'ye doğru yol alacağız.

    [IMG]http://img75.imageshack.us/img75/4264/305**5rv6.jpg[/IMG]

    İlk durağımız Belkız/Zeugma Yükselen baraj suları altından son anda kurtulan bu antik kent'in kimler tarafından kurulduğu bilinmiyor. Bir zamanlar Fırat'ın en sığ yerine kurulan bu kent kervan yollarının geçiş noktası olduğu için gelişiyor. Gelişme yanında sanatı ihtişamı da beraberinde getiriyor. Büyük İskender'in komutanlarından Selevkos Nikator MÖ. 300'lü yılarda buraya kendi ismini de katarak Selevkos Euphrates ( Fırat'ın Silifkesi) ismini veriyor. Burayı MÖ 1. yy ele geçiren Romalılar buraya köprü/ geçiş anlamına gelen Zeugma ismini veriyorlar. Bir rivayette de Kur'an'da geçen Hz Süleyman'la Belkıs Kıssasında geçen Seba kenti olabileceği vurgulanıyor.
    Zeugma'da çıkarılan Mozaikler Gaziantep Müzesinde sergileniyor. Barajın kenarında sadece iki sütun ve villa kalıntılarından başka bir şey kalmamıştır.
    Zeugma'yı Fırat'ın sularına bırakıp Birecik Kelaynaklarının yolunu tutuyoruz. Kelaynaklar baharda Birecik'e gelip sonbaharda Nil vadisi, Kızıldeniz sahillerine uçan göçmen kuşlar olmalarına rağmen sayıları azalınca koruma altına alınmışlar. Kelaynakların neden Birecik'i kendilerine mekan seçtiğine gelince, burada bulanan kaylardaki kalsit maddesinin üreme güçlerini artırdığını öğreniyoruz. 5 yaşlarında ergenliğe ulaşan Kelaynaklar 20/25 yıl gibi uzun bir süre yaşıyorlar.
    Dünyanın en nadide kuşlarından kelaynakları gördükten sonra pusulamızı Halfeti'ye doğrultuyoruz. Halfeti adına ilk rastladığımız yer Yeni Halfeti. Buraya devlet tarafından yeni konutlar yapılmış. Burada yaşayan insanlar sanki bir yabancı memlekete gitmişler gibi bu yeni yerleşim yerine alışmaya çalışıyorlar. Sokakları, bağları, bahçeleri, umutları suyun altında kalmış.

    İnsan elindekini kaybedince daha çok değerini anlıyor. Eskiden vadiden akan Fırat Halfeti'nin bir bölümünü ve köylerini yüreğinin derinliğine alarak koskoca bir göl olmuş.
    Halfeti'nin taş evleri Fırat'a yada Fırat hayatın içine daha yaklaşmış. Taş evlerin aralarında başkaldıran nar, incir ağaçları asmalar ve buldukları karada açan gelincikler taş dokuya daha bir güzellik katıyor. Taş evlerin küçük avlularında yetiştirilen çiçekler pencereden bakıp gelene gidene gülümsüyor. Halfetililer bu çiçekleri bir nevi gelire de dönüştürmüş, yetiştirdikleri çiçekleri gelen turistlere satıyorlar.
    Evlerin taş duvarlarımdan yollara sarkan güllerin endamına diyecek yok. Ama bir gül var ki o sadece Halfeti'ye has bir gül. Halfeti'de güllerin efendisi "Siyah Gül.&". Siyah Gül sadece burada siyah açıyor. Başka bir memlekete gittiğinde siyah açma özelliğini kaybediyor. Bu yüzden siyah gül görmek için Halfeti'ye gelmeye değer. Halfeti'nden teknelere binip Rumkale'ye rotamızı çeviriyoruz. Bir zamanlar insanların gülüp oynadığı, sokakların, gezip tozduğu bağların bahçelerin ve anıların üzerinde yüzüyoruz. Bir hüzün melodisi sarıyor yüreğimizi. Suya veriyoruz efkarımızı, etrafımızı kuşatan sarp kayalıklarda takılıp kalıyor çığlıklarımız. İnce bir yağmur düşüyor Fırat'ın sularına.
    Rumkale görünüyor kayaların en sert noktasında. Eskiden atlı, yaya orduların kuşattığı Kaleyi önce Fırat'ın suları kuşatıyor. Sonra teknelerle bizler.
    Rumkale MÖ. 840 yılında Hitit döneminde yapıldığı tahmin ediliyor. Kale stratejik bir noktaya yapılmış. Kalenin Fırat'la, Merzimen ırmağının kesişme noktasına yapılmış. Bir yarım ada gibi. Karaya bağlanan bölümündeki kayalar kesilerek dev bir hendek oluşturulmuş. Kale mimarisinde neresi doğal kaya nerede insanın eli değmiş ayırmak zor.
    Rumkale özelikle Hıristiyanlar tarafından önemseniyor. Hz İsa'nın havarilerinden Yuhanna'nın İncilleri burada yazdığı daha sonra Beyrut'a kaçırıldığı söyleniyor. Kalede Aziz Nerses kilisesi, mescit, Kale içi pazarlar ve çok sayıda tarihi kalıntının olduğu görülüyor.
    Her yerde olduğu gibi burada bir efsane çıkıyor karşımıza. Aziz Nerses'in kalede yaşayan çok yakışıklı bir oğlu varmış. Kalenin su ihtiyacını karşılamak için kalenin altında bulunan kuyuya her gün iner, suyun aksinde kendini seyredermiş. Bir gün iki gün derken, suya yansıyan güzelliğine aşık olmuş. Etrafındaki hiçbir güzele meyil etmemiş. Azizi Nerses oğlunun aklını yitirdiğini düşünerek onu Rumkale yakınlarında bulunan Krala kızı / Henisli Mağarasına kapatmış. Bu efsaneden yola çıkarak insanın kendisini beğenmesine psikolojide Narsızım isminin verildiği rivayet edilmektedir.
    Baharın oynak iklimi burada da kendi yüzünü gösterdi Rumkale'den Halfeti'ye dönerken. Bir güneş açtı yamaçlardaki sarp kayalara vurduğunda kayalar altın sarısı parladılar. Bir yağmur damlası düştü Rumkale'nin surlarına , hava karardı. Fırat öfkelendi her nedense. Dalgalar teknemizi yalpalamaya başladı. Halfeti ile aramızda mesafe azaldıkça dalgaların öfkesi daha da arttı.
    Kıyıya ulaştığımızda Fırat'ın hırçınlığını, öfkesini, tutsaklığına verdik. İçimizde bir düş şehri, damağımızda güzel bir anı, birde ellerimizde siyah güller vardı.

    atlasdergisi


  5. #5
    ♥♥):Kara...Melek:(♥♥ D@rkAngeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22 Aralık 2008
    Bulunduğu yer
    Karanlıklar Ülkesi...
    Mesajlar
    6.140

    Standart

    cok güzel bence ben hep sevmişimdir siyah gülü ellerine sağlık derinim..

  6. #6
    WEBMASTER multimedia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Ekim 2008
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    10.266

    Standart

    [IMG]http://img1.loadtr.com/b-32**78-siyah_gül_ferdi_karataş.jpg[/IMG]




    [IMG]http://3.bp.blogspot.com/_BRoF0Cfublo/S3p_FwjHtXI/AAAAAAAAPT0/e9LUIh-GxxM/s400/black**roses**images**1.jpg[/IMG]
    [IMG]http://2.bp.blogspot.com/_BRoF0Cfublo/S3p_FdK4NbI/AAAAAAAAPTs/cnyDUqIdGJo/s400/black**roses**images**2.jpg[/IMG]
    [IMG]http://1.bp.blogspot.com/_BRoF0Cfublo/S3p_E74FHkI/AAAAAAAAPTk/9VtPhpKohnU/s400/black**roses**images**3.jpg[/IMG]
    [IMG]http://4.bp.blogspot.com/_BRoF0Cfublo/S3p-8kGx8UI/AAAAAAAAPTc/nUBzg981Mgk/s400/black**roses**images**4.jpg[/IMG]
    [IMG]http://4.bp.blogspot.com/_BRoF0Cfublo/S3p-8cHqqDI/AAAAAAAAPTU/r0a9qdupWOk/s400/black**roses**images**5.jpg[/IMG]
    [IMG]http://4.bp.blogspot.com/_BRoF0Cfublo/S3p-8CHr1aI/AAAAAAAAPTM/BtrNM9IzWq4/s400/black**roses**images**6.jpg[/IMG]













  7. #7
    WEBMASTER multimedia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Ekim 2008
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    10.266

    Standart Gül' dür beni Siyah Gül' üm...

    Gül' dür beni Siyah Gül' üm...

    Ağlatırlar Gül'ü
    Boğarlar gözyaşına

    Sonra bir de sitem ederler
    Gül'ü ağlatanlar/a
    Gül'ü ağlatışlarına
    Bilmezler ki sitemleri kendilerinedir oysa...



    Bu defa Kan/atan değil Kan/ayandır Gül..Yüreğe saplananda ne?..Ey Kanayan Gül!..


    İşte böyle bir eldeydi Gül
    Eli kolu bağlı, kısıtlanmış özgürlüğü

    Başı eğik, aşağı düşmüş


    [IMG]http://img1.loadtr.com/b-2174**-siyah_gül.jpg[/IMG]


    Kuşlar özgürce uçarken
    İşte böyle bir elde öldürülmüştü Gül


    Ve şimdi nerede Aşk iddasındaki Bülbül?!..





    Sapladım Gül'ü kalbime
    Ve Gül

    Kalbimde işte


    Siyaha döndü herşey Gül'üm bile
    Ve kan damlar Gül'üm - Ölüm diye...

    Gül'e Kan atıldı..Ve Gül Kanatıldı...
    İşte bir Gül daha kanar
    Ve Yürek yanar...


    Benim sendedir Gül' üşüm
    Gül' dür beni Siyah Gül' üm...





+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 15 Ağustos 2009, 12:28
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12 Temmuz 2009, 10:29
  3. Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 10 Temmuz 2009, 11:41
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29 Kasım 2008, 20:26
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05 Ekim 2008, 18:46

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok